Ölüm dışı yalnızlığın en çağdaş biçimini elmas eden kadın! Elması ufalayıp harflerle şelale gibi sayfalara deviren kadın, Leyla Erbil! “Elmas”ı ufalayıp harflerle şelale gibi sayfalara deviren kadın, Leyla Erbil! Vicdanlara hitap eden bir siyasi mücadele veren Kürtlere mi şükredeyim, yoksa devletin emniyetine, terörle mücadelesinin “inceliğine”, beni tutuklayarak verdiği savaşın ayrıntılarına ne denli düşkün oluşuna mı,…

Mayınlı mağdurlar “tepenin ardında”n iktidar çıkarmışlar. “Bugün günlerden Roboski!” Geçen yıl kıvrılarak dağa çıkan halk bu yıl da kıvrılarak kalabalık yükseldiler. Vazife: Önce soyut düşman yaratmak, Sonra zanlı oluşturmak için şüphe ve nefret beslemek, Ardından korkarak korkutmak, mağlup etme hırsıyla yıkıcı rekabete girmek… ve En nihayetinde tabii ki erkeklik, pusu, kamuflajjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjj…i…TEM! (jandarma, jilet, jet, jumbo…

Terör üzerine ilk sosyal bilim analizlerini 1970’li yılların ikinci yarısında duymaya başlamıştık. O zamanlar dünyanın çeşitli yerlerinde halklar veya onları temsilen bazı örgütler silahlı mücadele veriyorlardı. En önemlisi de Vietnam’daki mücadele idi, Filistin halkının örgütlü gücü idi. Kimse bunlara terörist demiyordu. Terörist kavramının sosyal bilimlerde kullanılmaya başlaması ilk uçak kaçırmalardan, Filistin Kurtuluş Hareketinin beklenmedik farklı…

28/08/2012 Bianet

“Bazı maddelerine bakıldığında düzgünmüş gibi gözüken ama son derece muğlak; çoğunluk ile çoğulculuk idealini birbirine karıştıran bir metin.”
Prof. Dr. Büşra Ersanlı, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in hazırladığı “Mutabakat Metni”yle ilgili bianet’in sorularını yanıtladı.

“Herkes hapiste kalsın diyor”

Bülent Arınç’ın “muhatabı kim” diyerek tepki göstermesini nasıl açıklayabiliriz?
Bu mutabakatın hazırlanma yöntemi de muğlak, içeriği de. Çiçek, buna sahip çıkanlar imza atsın mı demek istiyor? Arınç’ın “muhatap kim” demesi doğru ama bu soru üzerinden “muhatap hükümet değil” diyor. Bu tamamen hükümetten hükümete çoğunluk mizanseni. Amerika’daki gibi böyle tartışmalarla sanki demokrasi varmış gibi sunulur. Yani AKP çoğulculuğu da diyebiliriz; aile içi mutabakat olur mu?
Diğer siyesi partilerle bir araya gelip; meclisi toplayıp Kürt sorununu son 35 yıl çerçevesinde tartışmayı göze alamıyorsan, kendi projeni etkin pişmalık yasasını göstererek “herkes hapiste kalsın” üzerinden kuruyorsun demektir. Değişen ve ilginç olan hiçbir şey yok…

05/08/2012 Radikal Gazetesi – Oral Çalışlar

40 yıl önceki cezaevi arkadaşım Büşra Ersanlı’yla bir Büyükada yolculuğu yaptık. Çantasından çıkardığı bu fotoğraflarla Bakırköy ve Silivri’deki kadın koğuşlarını anlattı…

Ersanlı ile 40 yıl önce aynı davadan tutuklu yargılanmıştık. 40 yıl sonra o yeniden 9 ay yattı. Çıktığında birlikte vapurla Büyükada’ya yolculuk yaptık. 40 yıl içindeki değişimi, cezaevlerini, kadınları, son tutukluluğunu konuştuk. Çantasından fotoğraflar çıkardı; birlikte hapis yattığı, yargılandığı kadınları anlattı. “Bu siyah giysilerle çektirdiğimiz fotoğraf 2 Temmuz Sivas olayını anmak, yasımızı belirtmek içindi. Bu resimde 6 Alevi var. Siyahlı protestoyu tüm BDP ’den (‘KCK’) tutuklu kadınlar birlikte yaptık.”